Mimar Sinan (Osmanlıca: معمار سينان; y. 1488/1490 – 17 Temmuz 1588) veya Koca Mi'mâr Sinân Ağa ya da doğum adıyla Sinaneddin Yusuf veya Abdulmennan oğlu Sinan (Osmanlıca: قوجه معمار سنان آغا), Osmanlı İmparatorluğu'nda Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde baş mimar, mühendis ve matematikçiydi. Edirne'deki Selimiye Camii, Büyükçekmece'deki Kanunî Sultan Süleyman Köprüsü ve Višegrad'daki Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü dâhil olmak üzere 300'den fazla büyük yapının inşasını gerçekleştirdi. Ayrıca medreseler, külliyeler ve köprüler gibi daha küçük ölçekli projeler de tasarladı. Yetiştirdiği öğrenciler, İstanbul'daki Sultanahmet Camii ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nü inşa etti.
| Mimar Sinan | |
|---|---|
![]() | |
| Kişisel bilgiler | |
| Doğum | y. 1488 / 1490 Ağırnas, Karaman Eyaleti, Osmanlı İmparatorluğu (günümüzde Melikgazi, Kayseri) |
| Ölüm | 17 Temmuz 1588 (98 veya 100 yaşında) İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu |
| Vatandaşlık | Osmanlı İmparatorluğu |
| Çalışma ve başarıları | |
| Etkin yılları | 1520–1588 |
| Mimarlık tarzı | Osmanlı mimarisi |
| Ünlü yapıtları | Liste |
| Anıtların restorasyonu | Ayasofya |
| İmzası | ![]() |
| Wikimedia Commons'ta Mimar Sinan | |

Bir taş ustasının oğlu olan Sinan, 1511'de Yavuz Sultan Selim döneminde Yeniçeri Ocağı'na alındı ve teknik eğitim görerek askerî mühendis oldu. 1514'te Çaldıran Muharebesi'ne, 1517'de ise Ridâniye Muharebesi'ne katıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Belgrad Seferi, Rodos Seferi ve Mohaç Meydan Muharebesi'nde görev aldı. Bu süreçte önce Yayabaşılığa, ardından Zemberekçibaşılığa ve son olarak Başteknisyenliğe terfi etti. Yeniçeri seferlerine katılarak mimari ve mühendislik bilgisini geliştirdi; tahkimatlar, yollar, köprüler ve su kemerleri gibi askerî altyapı projelerinde uzmanlaştı. Yaklaşık elli yaşındayken Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarlığına atandı. Orduda edindiği teknik deneyimi, görkemli dini yapılar ile çeşitli sivil yapıların inşasında kullandı ve bu görevde yaklaşık elli yıl hizmet verdi.
Mimar Sinan'ın başyapıtı Edirne'deki Selimiye Camii, en ünlü eseri ise İstanbul'daki Süleymaniye Camii'dir. Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarı olarak geniş bir ekibe liderlik etti ve birçok yetenekli yardımcı yetiştirdi. Bu isimler arasında Sultanahmet Camii'nin mimarı Sedefkâr Mehmed Ağa ve Mostar'daki Mostar Köprüsü'nün mimarı Mimar Hayreddin yer alır. Osmanlı mimarisinin klasik döneminin en büyük ustası kabul edilen Sinan, Batı'da Michelangelo ile karşılaştırılır. Mimar Sinan'ın eserleri, mimarlık tarihinde en etkili yapılar arasında gösterilir.
Yaşamı
Kökeni ve devşirilmesi
Sinaneddin Yusuf, Kayseri'nin Agrianos (günümüzdeki Ağırnas) köyünde Ermeni veya Rum ya da Hristiyan Türk, olarak doğduğu düşünülmektedir. 1511'de Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a gelmiş Yeniçeri Ocağına alınmıştır.
"Bu değersiz kul, Sultan Selim Han'ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup, Kayseri sancağından oğlan devşirilmesine ilk defa o zaman başlanmıştı. Acemi oğlanlar arasından sağlam karakterlilere uygulanan kurallara bağlı olarak kendi isteğimle dülgerliğe seçildim. Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum. Bir zaman padişah hizmetinde,Arap ve Acem ülkelerinde gezip tozdum. Her saray kubbesinin tepesinden ve her harabe köşesinden bir şeyler kaparak bilgi, görgümü artırdım. İstanbul'a dönerek zamanın ileri gelenlerinin hizmetinde çalıştım ve yeniçeri olarak kapıya çıktım."
— Tezkiretü'l Bünyan ve Tezkiretü'l Ebniye
Yeniçerilik dönemi
Abdulmennan oğlu Sinan, Mimar olarak Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran Savaşı, 1517 Mısır seferine katıldı. 1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın Belgrad Seferine Yeniçeri olarak katıldı. 1522'de Rodos Seferine Atlı Sekban olarak katılıp, 1526 Mohaç Meydan Muharebesi'nden sonra, gösterdiği yararlılıklar sebebiyle takdir edilerek Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına (Bölük Komutanı) terfi ettirildi. Sonraları Zemberekçibaşı ve Başteknisyen oldu.
1533 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın İran Seferi sırasında Van Gölü'nde karşı sahile gitmek için Mimar Sinan iki haftada üç adet kadırga yapıp donatarak büyük itibar kazandı. İran Seferinden dönüşte, Yeniçeri Ocağı'nda itibarı yüksek olan Hasekilik rütbesi verildi. Bu rütbeyle, 1537 Korfu, Pulya ve 1538 Moldova seferlerine katıldı. 1538 yılındaki Karaboğdan Seferinde ordunun Prut Nehri'ni geçmesi için köprü gerekmiş bataklık alanda günlerce uğraşılmasına karşın köprü kurulamamış görev Kanuni'nin veziri Damat Çelebi Lütfi Paşa'nın emriyle Abdulmennan oğlu Sinan'a verilmiştir.
Hemen adı geçen suyun üstüne bir güzel köprünün yapımına başladım. 10 günde yüksek bir köprü yaptım. İslam ordusu ile bütün canlıların şahı, sevinçle geçtiler.
— Tezkiretü'l Bünyan ve Tezkiretü'l Ebniye
Köprünün yapımından sonra Abdulmennan oğlu Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Başmimarlık görevine atanır.
Yeniçeri ocağındaki yolumdan ayrılacak olma düşüncesi elem verse de sonunda yine mimarlığın camiler inşa edip birçok dünya ve ahret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim.
— Tezkiretü'l Bünyan ve Tezkiretü'l Ebniye
Başmimarlık dönemi
1538 yılında Hassa başmimarı olan Sinan, başmimarlık görevini Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat zamanında 49 yıl süre ile yapmış Mimar Sinan'ın, mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Halep'te Husreviye Külliyesi, Gebze'de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul'da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesidir. Halep'teki Hüsreviye Külliyesinde, tek kubbeli cami tarzı ile, bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekânlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa'daki eserlerine uyulmuştur. Külliyede ayrıca, avlu, medrese, hamam, imaret ve misafirhane gibi kısımlar bulunmaktadır. Gebze'deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesinde renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir. Mimar Sinan'ın İstanbul'daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden oluşan külliyede cami, diğer kısımlardan tamamen ayrıdır, Mimar Sinan'ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul'daki Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir. Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın İstanbul'daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır.
Mimar Sinan'ın en büyük eseri ise, 86 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" diye takdim ettiği, Edirne'deki Selimiye Camiidir (1575). Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573'te Ayasofya'nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkânların yıkımını sağladı. İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla uğraştı. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesine dikkat çekip bu hususta ferman yayınlattı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul'un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir. Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı olan mührü, onun aynı zamanda mütevazı kişiliğini de yansıtmaktadır. Mühür şöyledir:
"El-fakiru l-Hakir Ser Mimaranı Hassa"
(Değersiz ve muhtac kul, Saray özel mimarlarının başkanı)
Eserlerinin bir kısmı İstanbul'dadır. 1588'de İstanbul'da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'nin yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilmiştir.
Mimar Sinan Türbesi, İstanbul Müftülüğünün sütunlu kapısından çıkınca hemen solda, iki caddenin kesiştiği noktada Fetva Yokuşu başında sağda, Süleymaniye Camii'nin Haliç duvarının önünde, beyaz taşlı sade bir türbedir. Mezarı 1935 yılında Türk Tarihini Araştırma Kurumu üyeleri tarafından kazılmış ve kafatası incelenmek üzere alınmış ancak sonraki restorasyon kazısında kafatasının yerinde olmadığı görülmüştür.
1976'da Uluslararası Astronomi Birliği'nin aldığı kararla Merkür'deki bir krater Sinan Krateri olarak isimlendirilmiştir.
Eserleri
Mimar Sinan 81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 375 eser yapmıştır. Ayrıca, Edirne ilindeki Selimiye Camisi Dünya Kültür Mirası listesindedir.
Popüler kültürde yeri
- 1976'da Merkür'de keşfedilen bir kratere Uluslararası Astronomi Birliği tarafından, Mimar Sinan'a ithafen ''Sinan'' adı verildi.
- İstanbul'da bulunan bir devlet üniversitesine 1982 yılında "Mimar Sinan Üniversitesi" adı verildi. 2003 yılında adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak değiştirildi.
- Mimar Sinan'ı konu alan çok sayıda roman ve tiyatro oyunu yayınlanmıştır. Abidin Dino'nun Sinan ve Arthur Stratton'un Sinan isimli biyografik romanları en bilinenler arasındadır.
- 2003 yapımı Hürrem Sultan dizisinde Mehmet Çerezcioğlu tarafından canlandırılmıştır.
- 2011 yapımı Muhteşem Yüzyıl dizisinde birkaç bölüm Gürkan Uygun tarafından canlandırılmıştır.
- 2021'de Sinan Operası bestelendi.
Vasiyeti
“Dünya durdukça, eserlerimi gören aklı selim sahiplerinin, çabamın ciddiyetini göz önünde bulundurarak, bunlara insaf ile bakacaklarını ve beni hayırlı dualarla anacaklarını umarım, inşallah.” El-Fakir Sinan, Ser Mimaran-ı Hassa
Notlar
vikipedi, wiki, viki, wikipedia, ansiklopedi, kitap, makale, oku, ücretsiz indir, Mimar Sinan hakkında bilgi. Mimar Sinan nedir? Mimar Sinan ne demek?

